Öğretim
Ortamlarının Etkinliğinin Araştırılmasında Temel Alınan İlkeler:
Farklı
öğretim ortamlarının farklı amaçlar için kullanıldığı bir gerçektir. Kullanılan
öğretim materyalleri, bazı öğretim ortamlarında öğretmeni destekleyici amaçla
kullanıldığı halde, bazı ortamlarda ise tamamen öğretmen rolü üstlenerek
içeriği doğrudan öğrencilere aktarmaktadır.
Öğretim
ortamlarının zenginleştirilmesinde kullanılan görsel işitsel araçların öğrenme
üzerindeki etkilerinin araştırılması, uzun yıllardan bu yana araştırmacıların
ilgisini çekmektedir. Örneğin 1937’lerde Hoban et al, tarafından görsel-işitsel
araçların etkinliği üzerine bir sınıflandırma yapılmıştır. Buna göre, eğitim
ortamında kullanılan materyaller, sundukları eğitim ortamının soyuttan somuta
oluş özelliğine göre sınıflandırılmıştır.
![]() |
· Öğrenme
işlemine katılan duyu organlarımızın sayısı ne kadar fazla ise, o kadar iyi
öğrenir ve öğrenmelerimiz o kadar kalıcı olur.
· En
iyi öğrendiğimiz şeyler, kendi kendimize yaparak öğrendiğimiz şeylerdir.
· En
iyi öğretim somuttan soyuta ve basitten karmaşığa doğru gidilendir.
Bu
sınıflandırmalardan da anlaşılacağı gibi, görsel-işitsel araçların öğretim
ortamında en etkin kullanılma amaçları,
öğretilecek içeriğin somuttan soyuta doğru aşamalandırılması ve öğrencinin
birden fazla duyu organına hitap etmesini sağlamaktır. Örneğin, Piaget’e göre,
ilkokul çağındaki çocuklar somut işlemler dönemindedir. Bundan dolayı da, bu
dönemdeki çocuklara kazandırmak istediğimiz davranışlar için hazırladığımız
ders içeriği, onların beş duyu organına hitap edecek özellikte somut
materyallerle desteklenmiş olmalıdır.
Öğrenmenin
meydana gelebilmesi, öğrencilerin kendilerine aktarılan bilgileri hatırlamaları
ve kullanmaları, öğretimin metot ve
teknikle yürütülmesi ihtiyacını doğurmuştur.
Başlıca öğretim yöntemleri şunlardır:
1-
Anlatma (Takrir) Metodu
2-
Soru – Cevap Metodu
3-
Problem Çözme Metodu
· Tümevarım
Metodu
· Tümdengelim
Metodu
· Çözümleme
Metodu
· Bireşim
Metodu
4-
Grupla Çalışma Metodu
5-
Tartışma Metodu
· Münazara
· Panel
· Zıt
Panel
· Sempozyum
· Açık
Oturum
· Forum
· Kollegyum
· Beyin
Fırtınası
· Gözlem
· Deney
· Gösteri
ANLATIM (TAKRİR) METODU
Öğretmenin herhangi bir konuyu,
karşısında oturan öğrencilere iletmesi biçiminde uygulanmaktadır. Günümüzde
ise, öğrencilerin pasif olarak oyurmalarına neden olduğu, onlara düşüncelerini
açıklama fırsatı vermediği için sıkıcı ve etkisiz bir metot olarak kabul
edilmektedir.
En büyük tehlike öğretmenin gereğinden çok
konuşmasıdır.
Dinleyiciler ne kadar küçük yaşta ise anlatma
o ölçüde kısa ve dramatize edilmiş biçimde uygulanmalıdır. Açık bir ses tonu,
ses tonundaki değişiklikler, yerinde ve zamanında jest ve mimikler öğrencileri
üzerinde unutulmayacak etkiler bırakır.
Bu metot mümkün olduğu kadar az kullanılmalı,
mutlaka kullanılması gerekiyorsa öğretmen konuşmasını çok dikkatli ve ayrıntılı
olarak hazırlamalı, anlatacaklarını nasıl anlatacağını da planlamalıdır.
Faydaları :
·
Emek ve masraf bakımından daha
ekonomiktir. Öğretmen ve öğrenciyi fazla yormaz.
·
Öğretim konularının belli bir sıra ve
düzene göre öğrencilere sunulmasını sağlar.
·
Gezi, gözlem deney, proje, tümevarım,
tümdengelim vb. metotların uygulanışı sırasında ve sonrasında anlatma gerekli
ve yararlı olmaktadır.
·
Dinleme alışkanlığı kazandırır.
Sınırlılıkları
:
· Öğretimde
uyaran ne kadar çok ise öğrenme de o ölçüde kuvvetli olmaktadır. Anlatma ise
daha çok bir duyu organını, kılağı hedef almaktadır.
· Her
konuda anlatma yöntemine yer verilmesi öğretimi sıkıcı hale getirir,
öğrencilerin ilgi ve isteklerini azaltır.
· Öğrenci
etkinliğine dayanmadığı için kazanılan bilgiler tam olarak özümlenemez ve kısa
zamanda unutulur.
· Öğrenciyi
öğrenme sorumluluğundan uzaklaştırır.
· Öğrencileri
ezberciliğe ve hazırcılığa alıştırır. Bu nedenle öğrenciler akıl yürüterek
öğrenme ve problem çözme becerisini kazanamazlar.
· Öğrencilerin
anlatılanları dikkatle dinleme süreleri 15 – 20 dakikayı geçmediği için
bilgilerin ayrıntılı olarak iletilmesi güçtür.
Anlatma Metodu
Etkili Olarak Nasıl Uygulanabilir ?
· Sınıftaki
bütün öğrencilerin anlatılanları rahatlıkla işitebilmeleri ve anlayabilmeleri
için öğretmenin ses tonu açık ve samimi, diksiyonu iyi olmalıdır.
· Öğretmen
konuyu canlı ve heyecanlı bir şekilde anlatmalı, tam yerinde el kol
hareketleri, ses tonu değişikliği ve yüz işaretleri gibi bazı jest ve mimikler
de yapmalıdır.
· İçerik
tek tek ve anlamlı bir sıra ile anlatılmalı, anlatma belli bir plana göre ve
bilinenden bilinmeyene, örnekten kurala, basitten karmaşığa doğru bir sıra
izlenmelidir. Konunun ana hatları ders başında öğrencilere de bildirilmelidir.
· Anlatmaya
başlamadan önce öğrencilerin dikkat ve ilgileri çekilmeli, anlatma sırasında
resim, levha, grafik ve filmlerden yararlanılmalı, yazı tahtası önemli
noktalara öğrencilerin dikkatini çekmek için bir araç olarak kullanılmalıdır.
· Anlatan
kimse hitap ettiği öğrencilerin seviyesini bilmeli ve anlatma sırasında bunu
göz önünde bulundurmalıdır.
· Öğrenci
düşünmeye yöneltilmeli, anlatan kimse ara sıra öğrencilere soru sormalı, konu
onların anlama durumlarına göre geliştirilmelidir. Çünkü öğrenci, öğretilenleri
yanlış anlayabilir, yanlış yorumlayabilir ya da anlatılanlar arasındaki
bağlantıyı büsbütün kaçırabilir.
· Anlatan
kimse yönünü ve bakışlarını öğrencilere yöneltmeli ve her öğrenci mümkün olduğu
kadar
öğretmenin bakışlarını üzerinde
hissetmelidir. Tahtaya, pencereden dışarıya ya da sürekli olarak önündeki
notlara bakarak ders anlatan öğretmenler
sınıfa yeteri kadar etkide bulunamazlar.
· İlginin dağıldığı, öğrencilerin yorgunluk
belirtileri gösterdiği anlarda mizahtan yararlanılmalı, dikkati tazeleyici
önlemler alınmalıdır.
· Anlatmadan
sonra mutlaka bir değerlendirme yapmalıdır. Önceden kısa cevaplı sorular
hazırlanmalıdır.

Yorumlar
Yorum Gönder